Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği)

 

PEDODONTİ (ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ)

Sevgili anne ve babalar;


Çocuklarda süt dişleri ortalama 6-8 aylıkken sürerler.

2,5-3 yaşında çocuklarda 20 adet süt dişi vardır.

Çocuklarımızda süt dişlenme dönemi, karışık dişlenme dönemi ve daimi dişlenme dönemi olarak 3 adet dişlenme dönemi görülür.

Bu 3 dişlenme döneminde de düzenli diş hekimi kontrolleri çocuğunuzun çene gelişimi ve ağız, diş sağlığı açısından çok önemlidir.

Çocukların dişleri niye çürüyor?


Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler.

Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar.

Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olmasında fark ederler ki, bu durumda çok geç kalınmış olunabilir.

Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler.

Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler.

Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir hata; emzik ya da biberonu şeker, reçel vb. gibi gıdalara batırarak çocuklara vermeleri veya uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmalarıdır. Böylece beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.

Çürük oluşumu engellenebilir mi?


Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilemedi.

Ancak çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır, bunlardan birisi; "fissür örtücü" dediğimiz malzemedir.

Diş çürükleri genellikle azı ve küçük azı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan "fissür" adı verilen oluklarda başlar.

Bahsettiğimiz malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığı vs.nin sızması engellenerek çürük başlaması önlenir.

Bu işlem, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçük azı dişlerine de uygulanabilir.

Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere yüzeysel flor uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır.

Süt dişlerinin önemi nedir?


Süt dişlerinin birinci görevi çocuğun düzgün beslenmesini sağlamaktır.

Ayrıca konuşmanın düzgün gelişimi de süt dişlerinin varlığına bağlıdır.

Bunların yanında süt dişleri kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için korumakta ve kalıcı diş sürerken ona rehberlik yapmaktadırlar.

Süt dişi erken kaybedildiği zaman bu doğal yer tutuculuk fonksiyonu da ortadan kalkmaktadır.

Bu durumun sonucunda diş çapraşıklıkları ve sürme bozuklukları oluşabilmektedir. Bu nedenle süt dişlerinin fizyolojik düşme zamanına kadar ağızda kalması çok önemlidir.

Süt dişlerindeki çürükler tedavi edilmeli mi?


Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve çirkin görüntüye yol açar.

Bu dönemdeki tedavi edilmeyen süt dişleri, ilerleyen dönemde daimi dişlerde renk bozukluklarına, diş çapraşıklığına, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine sebep olabilirler.

Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler, "nasıl olsa yerine yenileri gelecek" yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir.

Çocuklarda diş yaralanmaları


Çocuklarda dişlerin zarar gördüğü kazalarda zaman kaybetmeden müdahalede bulunulmalıdır.

Doğru tanı konması çok önemlidir.

Bunun için hekiminiz size, kazanın ne zaman ve nerede olduğunu, darbenin ne taraftan geldiğini, kaza sonrası baygınlık, kusma, hafıza kaybı vb. olup olmadığını soracaktır.

Verilen bilgiler doğrultusunda en doğru tedavi uygulanabilecektir.

Çocuklardaki diş yaralanmaları, bazen kalıcı dişin tamamıyla yuvasından ayrılmasına sebep olabilir.

Bu durumda çıkan diş ile birlikte acilen diş hekiminize gitmelisiniz. Bu esnada diş, bir bardak sütün içinde, eğer süt mevcut değilse, temiz bir su içinde muhafaza edilmelidir.

Bebeklerde ağız bakımı


Bebeklerin, en azından ilk altı ay anne sütü ile beslenmeleri ağız çevresindeki yumuşak doku ve kas fonksiyonlarının normal gelişimini sağlayacaktır.

Anne sütünün yetersiz olduğu durumlarda fizyolojik başlıklı (damaklı, kesik uçlu) biberon kullanımı gerekir.

Bebekler 1 yaşından itibaren bardak ve kaşıkla beslenmeye alıştırılmalıdır.

Biberonla beslenme en fazla 2 yaşına kadar devam edebilir.

Parmak emme, yalancı emzik kullanma gibi alışkanlıklara 2 – 2,5 yaşına kadar izin verilebilir.

Eğer parmak emme alışkanlığı mevcutsa, bunun sebebi araştırılarak 3 – 6 yaş arasında bu alışkanlık mutlaka giderilmelidir.

Solunum problemleri, çene gelişmesi üzerine olumsuz etki eder.Burundan değil de, sadece ağızdan soluma durumu mevcutsa (bu durum uykuda daha iyi anlaşılır) muhakkak kulak burun boğaz uzmanına danışılmalıdır.

Çocuklarda diş fırçalama ne zaman başlamalıdır?


Bebek 6-8 aylıkken, (yani ilk dişler ağızda göründüğünde) temizleme işlemi başlamalıdır.

Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur.

Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 - 3 yaşında ) başlanması uygundur.

Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur.

Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır.

Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar.

Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir.

Bu nedenle fırçalamadan sonra Anne-Babanın kontrolü iyi olur.

Çocuğuma dişlerini günde kaç kez fırçalatmalıyım?


Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce, üçer dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir.

Her iyi alışkanlık gibi diş fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazanılacaktır.

Çocuklarda başlıca ağız ve diş problemleri :

1) Diş Gıcırdatma:


Nedenleri: Stresli, agresif veya sıkılgan kişilik yapılarında olan çocuklar veya anne-babası diş gıcırdatan çocuklar bu alışkanlığa daha eğilimlidir.

Belirtileri: Dişlerde aşınma, uyurken çıkartılan gıcırdatma sesleri, yüz kaslarında ağrı, çene ekleminde problemler, baş ağrısı, dişlerde sallanma ve hassasiyet.

Tedavisi: Öncelikle psikolojik açıdan diş gıcırdatmaya yol açan faktörler ortadan kaldırılmaya çalışılır. Ayrıca hastaya takıp çıkartılabilen şeffaf gece plağı yapılır.

Bu sayede gece diş sıkmanın doğuracağı dişsel problemler en aza indirgenir. İlerlemiş ve kontrol altına alınamayan diş gıcırdatma sorunlarında, pedagog veya pediatrik psikiyatri konsültasyonu gerekebilmektedir.

2) Parmak Emme:


Nedenleri: Parmak emme küçük yaşlarda sık görülen bir alışkanlıktır.

Genellikle dört yaşına kadar kendiliğinden ortadan kalkar.Alışkanlığın daimi dişlerin çıktığı yaşlarda da sürmesi, dişlerde ve damakta yapısal bozukluklara yol açar.

Bu bozuklukların nedeni parmağın ön dişlere ve damağa uyguladığı basınçtır.

Ortaya çıkan bozukluğun derecesi emmenin süresine, sıklığına, şiddetine ve emme sırasında parmağın pozisyonuna bağlıdır.

Tedavisi: Parmak emmeyi önlemenin en etkili yolu parmak emmeye eğilim gösteren çocuğu emziğe alıştırmaktır.Emziğin hem verdiği zarar daha azdır, hem de daha kolay bırakılabilir.

Tedavinin zamanlaması çok önemlidir.Çocuğun kendisi bu alışkanlıktan kurtulmayı istemedikçe, tedavinin başarıya ulaşması çok zordur.

Çocuğun çevre baskısına uğramaması ve alay edilmemesi için okul çağından önce bırakması psikolojik yönden çok faydalıdır.

Çocuk baskı altına alınmadan cesaretlendirilerek, ödüllendirilerek pozitif yönlendirilmelidir.

Eğer her şeye rağmen 6 yaşına kadar alışkanlık kırılamamışsa diş hekimine başvurularak profesyonel yardım alınması gereklidir.

Bebeklerde Emzik Kullanımı


Bebekler için emmek, rahatlamanın ve güven içinde hissetmenin en doğal yoludur.

Eğer bebek parmak emme eğilimi gösteriyorsa, emziğe yönlendirilmelidir.

Emzik parmak emmeye göre hem daha az zararlıdır; hem de sonraki yaşlarda daha kolay bırakılabilir.

Emzik günün büyük bir bölümünde değil, sadece gerekli olduğunda verilmelidir.

Yapısal bozukluklara yol açmamak için, mümkün olduğunca doğal meme yapısındaki emzikler seçilmelidir.

Emziklerin yapısının sağlamlığı her gün kontrol edilmelidir.

Emziğin büyüklüğü ağzın yapısına uygun olmalıdır.

Çocuklarda hangi diş macunu ne kadar kullanılmalıdır?


Bebeklik döneminde ve üç yaşına kadar çocuklarda diş macunu kullanımı önerilmez.

Diş macunu kullanımına üç yaşından sonra başlanmalıdır.

Ancak reklamlarda gördüğünüz gibi 3-5 cm. değil, bir leblebi tanesi kadar macun fırçalama için yeterli olacaktır.

Diş macunu kullanımına başlandığı dönemde, florürlü diş macunlarından herhangi biri tercih edilebilir.

Önemli olan çocuğun seçilen macunun tadını sevip istek duymasıdır.

Fırçalama işleminde macundan çok, etkili bir fırçalama işleminin önemli olduğunu unutmamak gerekir.

Bebeğimin dişleri sürer sürmez çürüdü.Nedeni ne olabilir?


Bebeklerde bazen dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir.

Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle kırılır.

Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni de biberon çürüğü adı verilen çürüklerdir.

Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir.

Gece yatmadan önce ya da uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur.
Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.

Biberon çürüğünden korunmak için ne yapmak gerekir?


Bebeklerde meydana gelen çürüklerin tedavisi çok güç olduğundan, koruyucu önlemlerin erken dönemde alınması gerekir.

Başlıca önlemler:

Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.

Biberondaki süte şeker, bal pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.

Bebek beslendikten sonra su içirin.

İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak ince bir bez ile dişlerini silerek temizleyin.
 

DENT ORAN
Estetik Tedavilerle Hayatınızı Güzelleştirin...


Randevu Alın